Vazgeçtikten Sonra Gelen Hayat Martin Eden

Kitabı satın almadan önce hakkında tek bir fikrim yoktu; hatta satın alırken dahi bir kumar oynayıp arka kapağına bakmadım ve sizlerin de heyecanını kaçırmamak adına kitap hakkında çok fazla detay vermeyeceğim. Ancak tadını kaçırmadan bahsedecek olursam Martin Eden, hayatın istediklerimizi tam da onlardan vazgeçtiğimiz anda gerçekleştirdiğinin, fakat biz vazgeçtikten sonra gerçekleşen arzuların hiçbir anlamı kalmadığı gibi aksine hayatımızı nasıl anlamsızlaştırdığının çok güzel bir örneğidir. Yaptığı bir iyilikle aşkı bulan ve bu aşk uğruna içerisinde bulunduğu sınıftan daha ilerisine gitmek, kendini geliştirmek adına yola çıkmış kurgusal bir karakterin biyografisi olan bu eser, hem bana göre hem de birkaç arkadaşımın fikrine göre benimle ve hayatımla benzer noktaları olan, okumaktan cidden keyif aldığım bir karakter ve dünya oldu. Martin'in dünyasında yol alırken "Hayat iyi değildi, nahoş, acı bir tat bırakıyordu ağzında. Onu korkutan da buydu. Yaşamı özlemeyen bir yaşam, bitmeye yüz tutmuş demekti." (s.499-500) sözlerindeki derinliği hissederken, "Doğru, ancak beni iyi niyetinle de mahvedebilirdin." (s.489) cümlesindeki sitemi ve "Bir kadının yüzüne bakıp sarhoş olacağımı hiç sanmazdım," ifadesindeki o saf duyguyu derinden anlıyorsunuz. Nihayetinde onun tüm bu çabasını, edebi arayışını ve karakterini en iyi özetleyen cümle ise şu oluyor: "Sen bir işi tamamladıktan sonra elde ettiğin başarıda değil, o işi yaparken buluyorsun mutluluğu."

FİKİRLER (0)
Henüz hiç fikir belirtilmemiş, ilk sen ol.

Yorum Gönder

LİNK KOPYALANDI! HİKAYENE EKLEYEBİLİRSİN.