
Zamanında bir büyüğüm, "Yapılanı unutan kendine ihanet eder." demişti. O zamanlar bu cümlenin ağırlığını tam olarak kavrayamamıştım. Cümleler, yaşandıkça ve yaralar kabuk bağlayıp yeniden kanatıldıkça anlam kazanırmış; şimdi çok daha iyi anlıyorum.
Bugün dönüp kendime ve etrafıma baktığımda şu sorunun içinde kayboluyorum: Biz bize yapılan her yanlışı gerçekten unutmalı ve affetmeli miyiz?
Burada bahsettiğim şey bir intikam hırsı ya da öfke patlaması değil. Bahsettiğim şey, sınır ve özsaygı. Bize yapılan bir haksızlıktan, bir kötülükten sonra o insanı affedip hiçbir şey olmamış gibi hayatımızda tutmaya devam mı etmeliyiz? Yoksa o kişiyi sessizce hayatımızdan çıkarıp, yapılan kötülüğü zihnimizde bir ders olarak tutup yolumuza devam mı etmeliyiz? Eğer kolayca affeder ve aynı yeri açarsak, gerçekten kendimize ihanet etmiş olmaz mıyız?
Gelin şöyle düşünelim: Biri, gözünüzden sakındığınız bir sevdiğinize sözel yahut fiziksel bir şiddet uygulasa onu affeder miydiniz? Bu soruya verilecek yanıt istisnasız ve net bir "Hayır"dır. Peki, başkasına yapıldığında asla kabul etmeyeceğimiz bu saygısızlığı ve acıyı, konu kendimiz olunca neden bu kadar kolay sineye çekiyoruz? Bize acı veren bu eylemleri unutup, zırhımızı indirip, ruhumuzda yeni yaralar açmaları için o insanları neden yanı başımızda tutmaya devam ediyoruz?
Üstelik mesele sadece fiziksel ya da büyük olaylar da değil. Sevmediğinizi, incindiğinizi bile bile travmalarınızı kurcalayan; olur olmadık yerlerde açıklarınızı, zaaflarınızı bir malzeme gibi konuşan insanları düşünün. Bu insanları neden hâlâ hayatımızın merkezinde veya çeperinde tutuyoruz? Bizim için gerçekten bu kadar değerli mi bu insanlar? Eğer öyleyse, bize ve hislerimize en ufak bir değer vermeyen kişileri kendi ellerimizle bu kadar değerli kılarken, neden sıra kendimize geldiğinde tüm değerimizi sıfırlıyoruz?
Soruyorum: Bize yapılanı her defasında sineye çekecek, kendi sınırlarımızı çiğnetecek kadar değersiz miyiz gerçekten?
Affetmek, belki ruhu özgürleştiren bir hafifliktir; ancak yapılanı ve yaptıranı unutup hiçbir şey olmamış gibi yola devam etmek affetmek değil, kendini gözden çıkarmaktır. Bize değer vermeyen insanlara gösterdiğimiz o cömert sabrı, biraz da kendi benliğimize göstermek zorundayız. Çünkü bir insan kendine değer vermeyi bıraktığı an, başkalarının onu incitmesine onay vermiş demektir. Ve belki de kendimize yapabileceğimiz en büyük ihanet tam olarak budur.
Yorum Gönder